15 Haziran 2011

Fenerbahçe Ülker 71-72 Galatasaray CC | Spahija

Dün akşam mağlubiyetin getirdiği etkiyle bu maçla ilgili bir şey yazmayacaktım aslında ama ortam sakinleşince ve tabii sakin kafayla bir şeyler karalamaya karar verdim yine de. Takım final serisinde şampiyonluğa yürüyor ve serinin 5. maçı dün akşam Sinan Erdem'de oynandı bildiğiniz üzere.

Hani bazı maçlar olur, çok kötü oynarsınız ve kazanmayı hak etmezsiniz. İşte ün akşam da böyle bir maç oldu. Fenerbahçe çok kötü oynadı ve maçın sonunda hak ettiği bir mağlubiyet aldı. Hani 10-15 sayı farkla kaybetmiş olsa içim acımayacak ama maçın son saniyede, son topla kaybedilmesi hakikatten iyi olmadı.

Her şeyden önce şunu da belirteyim ayrıca. Final serisi boyunca Sinan Erdem'de oynanan maçlarda taraftar, performans olarak aşırı derecede kötüydü ve bu dün akşamki maçta da son çeyrekte bitime 5 dakika kala hareketlenebildiler ancak. Şampiyonluğa yürüyen bir takımın taraftarına yakışmıyor bu asla. Ama taraftara hak verdiğim şöyle de bir durum var yani ; söylenelere göre Sinan Erdem'de taraftar grupları birbirinden ayrıymış ve birbirinden ayrı olunca, ve hâliyle birlik olmayınca tezahürat konusunda ne kadar etkili olurlar, bu tartışılır. Abdi İpekçi'de de tam tersi bir durum var. Buna bir şekilde çözüm bulunmalı. Yoksa tezahürat vs. gibi konularda taraftar pek etkili olamıyor.

Gelelim asıl konumuza. Fenerbahçe dün maçı kaybetti, tamam eyvallah ama bana sorarsanız bu mağlubiyetin mimari Spahija'ydı dün akşam. Şimdi diyeceksiniz ; "Ama bu adam bütün bir sene boyunca takımı nereden nereye getirdi" evet getirdi, yaptıklarına söyleyecek sözüm elbette ki yok ama dün akşam aldığı bazı kararlar maçı kaybettirdi Fenerbahçe'ye. Her şeyden önemlisi son saniyelerde iki mola alıyorsun ve bu iki molanın ardından bir tek sayı atamadan maçı kaybediyorsun. Bir de üzerine sakat sakat Tomas'ı da oynatması ayrı bir hata.

Oturduğum yerden eleştirmek kolay tabii ama hani durum bu. Yok yere dün akşam maçı kaybettik ve şampiyonluğumuz bir maç ertelenmiş oldu böylelikle. Ama Cuma günkü maça takımı mental olarak en iyi şekilde hazırlayacak olan yine Spahija'dır. O yüzden taraftarın biraz sabırlı olması lazım ve ayrıca cuma günü şampiyon olacağımızdan adım gibi de eminim.

14 Haziran 2011

Faroe Adaları

2006 yılında son haftada kaçan şampiyonluktan sonra, Fenerbahçe ligi ikinci sırada tamamlamıştı ve ligi ikinci sırada tamamalayınca, Şampiyonlar Liginde ön eleme oynamak zorunda kalmıştı. Kuralar çekildikten sonra Fenerbahçe, Faroe Adalarından B36 Torshavn takımı ile eşleşmişti ve aslında bu eşleşmeden sonra, benim Faroe Adalarına, daha doğrusu B36 Torshavn'a olan ilgim bayağı artmıştı.

Faroe Adaları konum olarak Danimarka, İngiltere, Norveç ve İzlanda'nın tam ortasında bulunan küçük bir ada. Diğer İskandinav ülkelerinde olduğu gibi, burada da en popüler spor, tabii ki de futbol. En son sayımlara göre nüfusu 45.000 dolaylarında ve bu 45.000 nüfusun yaklaşık 1500'ü lisanslı futbolcu. Bu 1500 lisanslı futbolcunun hepsi futbolla mı uğraşıyor? Tabii ki hayır. Futboldan kazandıkları para yetmediği için çoğu futbolcu, çeşitli meslek gruplarında iş sahibi. En azından B36 Torshavn'da otel görevlisinden tutun da, polisine kadar bir sürü futbolcu vardı. Ayrıca nüfusuna 45.000 dedik ve bütün halkı toplasanız, Şükrü Saraçoğlu Stadına getirseniz, stadı dolduramayacak kadar az nüfusa sahipler.
Ülkenin futbol ligine yani bir asıl adıyla Formuladeildin ligine şöyle bir göz attığımız da, 10 takımlı bir lige sahipler. Ve bu 10 takım bir sezonda dört defa birbiriyle maç yapıyor. Yani bu adamlar bir sezonda bizden daha fazla maç yapıyorlar. Ligi şampiyon olarak tamamlayan takım, Şampiyonlar Ligine ikinci ön eleme turundan katılıyor. İkinci ve üçüncü sırada yer alan takımlar ise,Uefa Avrupa Liginin yolunu tutuyorlar. HB Torshavn, 20 şampiyonlukla bu ligin en çok şampiyon olan takımı. Sırasıyla bunu Kİ ve TB takımları izliyor. B36 Torshavn'ın şampiyonluk sayısı ise 8. 2006 yılında şampiyon olduktan sonra inişli çıkışlı bir form grafiği sergilediler ve buna rağmen bu sezon 11 haftası geride kalan ligde 25 puanla birinci sırada bulunuyorlar.

Faroe Adaları'nun Milli takımına da değinmek gerekirse, takımı şu an İrlandalı Brian Kerr çalıştırıyor. Faroe Adaları yapı olarak San Marino, Lüksemburg, Liechtenstein veya ne bileyim, Andorra'ya çok benziyor. Avrupa şampiyonaları elemelerinde C Grubunda 4 puan ile son sırada bulunuyorlar şu an. En son yaptıkları maçta Estonya'yı kendi evlerinde 2-0 yenmişlerdi. Fifa sıralamasında konumlarına baktığımız vakit ise,168 puan ile 136. sırada yer alıyorlar. Milli takım bazında bugüne kadar aldıkları en farklı galibiyeti ise San Marino'ya karşı 3-0'lık skor ile almışlar.

11 Haziran 2011

Galatasaray CC 74-85 Fenerbahçe Ülker

Sinan Erdem'deki ilk iki maçtan sonra insanların kafasında bu seri "çantada keklik"olarak görülüyordu belki ama serinin Abdi İpekçi ayağında Galatasaray, ev sahibi olduğu ilk maçta bu durumu değiştirdi bir bakıma. Gerçi o maçta Fenerbahçe inanılmaz kötü oynamasına rağmen Galatasaray'ı zorladı ancak mağlup ayrıldı sahadan. Abdi İpekçi'deki hem ilk maçta, hem de bu maçta Galatasaray seyirci avantajını çok iyi kullandı diyebiliriz rahatlıkla. Ama mesela Sinan Erdem'de böyle bir baskı oluşmadı nedense. Sinan Erdem'de oynan ilk iki maçı izlemeye gidenlerden duyduğum, salonun yapısının karşı takımı baskı altına almaya müsait olmadığı yönündeydi ancak Salı günkü maçta durum daha farklı olacaktır mutlaka.

Abdi İpekçi'deki ilk maçta Fenerbahçe bu taraftar desteğine boyun eğdi esasında. Zira Galatasaray o maçta çok iyi bir başlangıç yapmıştı ve Fenerbahçe o gün, gününde değildi. Ama ikinci maç her açıdan çok farklı başladı Fenerbahçe için. Hemen hemen maçın başından sonuna kadar rakibine üstünlüğünü kabul ettirme düşüncesiyle takımın mücadele etmesi, Galatasaray'ın direncini de kırmaya yetti aslında bir yerde. Geçen maç Ömer Onan çok iyi bir başlangıç yapmıştı maça ve sazı eline alan isim o olmuştu. Bu maçta da aynı görevi Lavrionvic'in üstlendiğini söyleyebiliriz.

Basketbol konusunda öyle fütursuzca ahkâm kesmek haddime değil biliyorum ama bu maçta bir gerçek vardı ki ; tüm seri boyunca olduğu gibi Fenerbahçe yine ribaundlarda ciddi bir üstünlük yakaladı bu dört maç boyunca. Bu maçta da hücum ribaundlarında çok iyiydi takım.

"Maç geldi" dediğimiz anlarda sıkıntı yaşadık, "Eyvah maç gidiyor" dediğimiz anlarda da çok iyi geri dönüşlere imza attık bugün. Ve ortaya 11 sayılık bir fark çıktı sonuç olarak. Bu arada şunu da belirtmek isterim ki, Lavrinovic ile beraber Ukic ve Preldzic'te gerçekten çok büyük oyuncular. Yani bu bir gerçek. Bütün bir seri boyunca çok iyi mücadele ettiler ve takımın şu an 3-1 önde olmasında bu üç ismin etkisi oldukça fazla yani.

Şimdi geriye bir tek maç kaldı ve eğer o maçı da kazanmamız hâlinde bu takım sezonu şampiyon olarak tamamlayacak. Aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulübü 5'de 5 ile sezonu tamamlamış olacak.

Bir Kare

Malum, şu an ABD'nde Concacaf Gold Cup turnuvası düzenleniyor ve Havana sokaklarından şahane bir kare...

10 Haziran 2011

Kombine Kart Satışları : Geçen Sezonlar & Bu Sezon

Kombine kart almanın sürekli bir avantajı vardır. Bütün bir sezon boyunca iç sahadaki maçları yerinde izlersin. Ve her şeyden önemlisi, kombinesi olmayan bir kişi sürekli bilet kovalamak derdindeyken, sen elini kolunu sallaya sallaya rahatça maça gidersin. Aslında kombine almanın en önemli artısı da bu bana göre.

Ben ilk kez iki sezon önce (2009/2010) Türk Telekom tribününden almıştım kombinemi ve ilk zamanları daha ilk kez kombine almış olmanın verdiği heyecanla maçları takip ediyordum. Ancak belli bir zaman geçtikten sonra kale arkasında maç izliyor olmak can sıkmaya başlamıştı. Şimdi ; "ulan peki daha önce maçları nereden izliyordun?" diye soracaksınız belki, evet daha önce de kale arkasında izledim maçları fakat ne bileyim, sezon sonuna doğru pek memnun kalmamıştım Türk Telekom tribününden. Geçen sezon belli sebeplerden ötürü alamamıştım kombine ve bir senelik aranın ardından yine Türk Telekom tribünündeki yerimi alacağım önümüzdeki sezon.

Gelelim işin maddi boyutuna ve satılan toplam bilet sayısına. Bu işi takip edenler, yani bu sezon kombine almayı hedefleyenler az çok biliyordur fiyatları. Geçen sezon kombine kart alanlara yine geçen sezonun fiyatlarından satış yapılmıştı ancak genel satış zamanı fiyatlara %5 zam yapıldı. Yani aldığım kombine bana 750 liraya gelmiş oldu. Esasında ben kale arkasından değil de, Fenerium Üst tribününden alacaktım ancak o tribünde yerler çabuk tükendiği için mecbur buradan aldık yine.

Fenerium Üst tribünündeki kombineler tükendi dedik ve aynı durum, Maraton tribünü içinde geçerli tabii. Bu sezon inanılmaz bir ilgisi var taraftarın. Şu an resmi bir açıklama yapılmamakla beraber toplam satılan kombine sayısının 32 bin civarında olduğu söyleniyor. E bunda gelen şampiyonluğun etkisi oldukça fazla. Gerçi bu takım, bu sene şampiyon olmasaydı bile yine satışlar inanılmaz düzeyde olacaktı büyük ihtimalle. Bunun en basit örneği olarak ise geçtiğimiz dört sezonu örnek gösterebiliriz. 2007 yılından bu güne kadar olan süreçte sezon başına ortalama 25-26 bin dolaylarında kombine satıldı. Ki bu da ciddi bir başarıdır yani. O açıdan hem taraftarı, hem de yönetimi kutlamak gerekir diye düşünüyorum.

125. Yıla Özel Forma

Yukarıdaki forma satışa çıkalı yaklaşık bir ay gibi bir süre oldu lakin ben daha yeni gördüm bu formayı. Arsenal'ın kuruluşunun 125. yılına özel olarak tasarlanmış. Genel olarak klasik Arsenal formasından farklı olarak bu formanın esprisi, amblemin çevresinde yapılan düzenlemeler. Onun dışında bildiğimiz Arsenal forması yani. Ama çok güzel olmuş doğrusunu söylemek gerekirse.

9 Haziran 2011

Yeni Koltuklar

Resmi siteden daha önce stattaki koltukların bir bölümünün değiştirileceği duyurulmuştu ve bunun için de sezon sonunu beklediler doğal olarak. İşte o koltukların takılma işlemine başlanmış birkaç gün önce. Hatta bir kısmı tamamlanmış. Bu yeni koltuk olayı yalnızca Fenerium Alt ve Maraton Alt tribünleri için geçerli olacakmış yalnızca. Diğer tribünlerin koltuklarında da bakım-onarım yapılacakmış. Aslında el atılmışken stattaki tüm koltukların değiştirilmesi daha doğru olurdu gibime geliyor. Son olarak ; işin konfor yönünü bilmem ama bana sorarsanız eski koltuklar daha göze hoş duruyordu. Ama yine de fena görünmüyorlar sanki.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...