18 Mart 2012

Canlı Gool Programındayız

Bugün, sunuculuğunu Tolga Becer'in yaptığı Canlı Gool programına konuk olacağım. Program saat 16:10'da başlayacak. İzleyin, izlettirin efendim. :)

15 Mart 2012

Samandıra Günlüğü

 Zaman zaman Fenerbahçe yönetimini eleştiriyoruz ama öte yandan taraftarlar için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Özellikle bu sezon yaptıkları organizasyonları asla göz ardı edemem kendi adıma. Önce stat gezisi, şimdi de Samandıra Can Bartu Tesisleri'nde antrenman izleme fırsatı buldum. Tabii Ömer Temelli'ye de buradan teşekkürlerimizi sunalım yeri gelmişken.

Dün taraftar kart ve telefon numaramı mail yoluyla göndermiştim ve akşam gelen telefon ile Samandıra'ya davet edildik. İlk etapta futbolcularla ve Aykut Kocaman ile tanışmanın heyecanı sarmıştı beni tabii de, bugün Samandıra'ya gidince, biraz işin rengi değişti tabii. Mesela gitmeden önce otobüste bize oyuncularla fotoğraf çekilebileceğimiz söylenmişti ancak oraya gidince doğru dürüst sahaya girme şansımız bile olmadı. Halbuki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlara öyle bir jest yapılmıştı. Bu dediğim şeyi oradaki görevliye söyledim ama aldığım cevap da bir hayli komikti. "E ama onlar kadın" ne demektir yahu? Şaka gibi resmen.

Neyse, sonuç olarak bardağın dolu tarafına da bakmak lazım bir yerde.-Her ne kadar hem gidişte hem de dönüşte otobüslerde birer saat bekletilsekte- Stat gezisinden sonra Samandıra gezisine katılmak da benim için büyük şanstı tabii. Buradan Ömer Temelli'ye bir kez daha teşekkürler.

13 Mart 2012

Ara Transfer Harekatları

Futbol Plus dergisinde yazacağımından geçen gün bahsetmiştim. İlk yazım Devre Arası Transferleri üzerine oldu ve bana sorarsanız gayet de güzel oldu yazı. :) Unutmadan ufak bir hatırlatma da yapalım; Futbol Plus dergisi Mart sayısına tüm bayiilerden ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar!


9 Mart 2012

Ankaragücü 0-2 Fenerbahçe

Bu maç için yazacak bir şey var mı? Kesinlikle yok. Hatta maç bittikten sonra bir süre düşündüm ciddi ciddi ama, yok yani.

Söylenecek şeyler çok kısıtlı.

Mesela Fenerbahçe bilmem kaç maç aradan sonra deplasmanlardaki kazanamama serisine son verdi.

Mesela Galatasaray maçı öncesinde deplasmanda kazanarak bir derece olsun moral kazanmış oldu.

Bu ikisinin dışında söylenecek ekstra bir şey de yok aslında.

Bir de; Ziegler bu takımda o formayı giymeyi hak etmiyor, Bilica'dan sonra. O beğenmediğimiz, burun kıvırdığımız Andre Santos'u gözler bir kez daha aradı bu maçta...

8 Mart 2012

Dünya "Kadınlar" Günü Kutlu Olsun

Malum, Türkiye'de futbol erkeklerin tekelindedir, bu bir gerçek yani artık. Kabullenmek gerek artık bu gerçeği. Aslında kadınların da futbol oynayabileceği, futbolun içinde olması gerekirken hep ikinci plana atılır ve sürekli "Kadınlar futboldan anlar mıymış canım?" denir ve geçiştirilir. Ama aslında bu durum kesinlikle böyle değil işte. Kadınlar da futboldan anlar ve en az erkekler kadar onların da futbol konuşmaya, futbolun içinde yer almaya hakkı var bana göre. Tabii benim ya da bir başkasının böyle düşünmesi bir şeyi değiştirmiyor ya, neyse. Toplum olarak kafamızdaki zihniyeti değiştirmedikçe kadınlar ikinci planda tutulmaya, ötekileştirilmeye devam edilecek maalesef bu ülkede.

Öncelikli olarak kadınları futbolun içine dahil edebilmemiz için ilk iş olarak onları ceza olarak görmemeyi, seyircisiz maçlarda bilmem kaç bin kadını bir araya toplayıp ve bu da yetmezmiş gibi akabinde "Helal olsun o kadınlara!" diye övünmekten vazgeçebiliriz mesela ilk iş olarak. Ama dediğim gibi, şu an ki kafayla kadınlar için bu dediklerimizin uygulanması çok ama çok zor görünüyor.

Unutmadan; tüm kadınlarımızın ve tabii "bayan" olmayan kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun efendim.

7 Mart 2012

Deli Cesareti

Hemen hemen futbolla ilgilenen her insanın Avrupa'da sempati duyduğu, desteklediği takımlar vardır. Mesela benim için bu takımlar İngiltere'de Arsenal, Almanya'da Schalke ve İspanya'da Real Madird'tir. Normal şartlarda ne olursa olsun bu takımları her daim desteklerim lakin dün olay biraz farklıydı benim için.

Öyle çok fazla iddaa oynayan, bahis yapan birisi değilimdir normalde ama son zamanlarda baya sardım bu bahis hadisesine.Tabii başıma ne geldiyse yine bu desteklediğim, sempati duyduğum takım yüzünden geldi ya, neyse. "İlk maçı zaten Milan 4-0 kazanmış, ikinci maçta da Milan şu meşhur italyan savunmasını yapar ve Çanakkale geçilmez diyerek ne var ne yok savunmaya çekilir" dedim ve alt oynadım o maça. Ama işte gelin görün ki, ben o maça alt oynadım diye Arsenal'ın maça asılacağı tuttu ve daha ilk yarıda üç gol birden buldular. Hayır, ikinci yarıda da bir gol atsalar, turu geçmek için bir şeyler yapsalar içim acımayacak da,  yok yere bir gol yüzünden parayı bulamadım dün akşam.

Maça değinecek olursak; şaka bir yana Arsenal bu sezon iç sahada müthiş bir futbol oynuyor. O sezon başındaki bunalım sürecini atlattıktan sonra inanılmaz işlere imza atmaya başladılar. Son maçlarda müthiş bir gol ortalaması yakaladılar mesela iç sahada. Ama futbol bu ya; olmayınca olmuyor bazen. Sonuç itibariyle Avrupa defterini erken kapattılar bu sezon. Aslında sırf Arsenal değil, ingiliz takımlarının hemen hemen hepsi bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne erken havlu attılar, Chelsea dışında tabii.

5 Mart 2012

Senin Aşkın Balondu Söndü : Andre Villas-Boas

Chelsea ile Villas-Boas'ın ayrı dünyaların insanları oldukları ta en başından belliydi aslında. İlk birkaç maçta alınan kötü sonuçlardan sonra bizim ülkemizde bolca kullanılan bir klişeşerden olan "Uyum süreci"ne bağlandı bu kayıplar ama, sonrasında da bir düzelme olmadı gerek Villas-Boas'ta, gerekse de Chelsea'de. Durum bundan ibaret olunca; bu Chelsea-Villas Boas birlikteliği epey kısa sürdü ve dün itibariyle yolları ayrıldı bu ikilinin. Villas-Boas kötü teknik direktör mü? Elbette değil. Hatta bana sorarsanız Mourinho'dan sonra şu an dünyanın en iyi teknik direktör olduğunu söyleyebilirim. Zaten boşu boşuna Mourinho'nun veliahtı olarak gösterilmiyor bu adam. Sadece böyle bir takımda çalışmanın yükünü kaldıramadı. Aslında Porto'da kısa bir sürede elde ettiği başarılardan sonra apar topar Chelsea'nin teklifini kabul etmesi, başlı başına hataydı. Bence Porto'da kariyerine devam etseydi, kısa bir sürede Avrupa Ligi'nin yanına Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu da ekleyebilirdi ama, olmadı. Velhasıl; 'bu sezonun balonu' benzetmesini yapabiliriz Villas-Boas için.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...