29 Şubat 2012

Kadınları Biraz Örnek Alın Beyler!

Ne derseniz diyin ama hayat gerçekten çok garip. Geçen hafta methiyeler düzdüğümüz takım, bu hafta tekrar özüne dönebiliyor mesela. O derece garip yani. Evet, bu takım tahmin ettiğiniz gibi Fenerbahçe Ülker. Ya, gerçekten kabullenemiyorum bu durumu. Bir takım bir haftada nasıl bu kadar değişebilir, nasıl her şey tersine döner bilemiyorum. Yine geçen hafta Unics maçından sonra "Bu galibiyet Spahija'nın değil, oyuncuların eseridir" demiştim ve Sphaija için zaten düşüncelerim sabitti ama birkaç oyuncu dışında şu oyun, bu takıma yakışmadı, yakışmıyor. Acaba gerekilen hamlelerin yapılması için daha ne kadar beklenecek, merak içerisindeyim doğrusu. Ayrıca Fenerbahçe yönetimine de saygılar. Taraftara "yolunacak kaz" gözüyle bakmaya devam edin siz!

Daha önce de yazmıştım ama yine tekrarlayayım. Fenerbahçe Ülker için yazdıklarımın bir kısmı, futbol takımı için de geçerli. Onların da artık ayağa kalkıp, mücadele etmesi gerekiyor. Ha, şöyle bir durum var ki; futbol takımına olan inancım, basketbol takımına olan inancımdan çok çok fazla. 

Erkeklerde durum böyleyken, Fenerbahçe'nin kadınları hani hakikatten "Armanın gururu" olmaya devam ediyorlar. Özellikle Fenerbahçe Universal. Üst üste üçüncü kez Final Four'a kalmayı başardılar bu akşam. Onlar ile ne kadar övünsek, neler söylesek gerçekten azdır. Umarım bu sefer şeytanın bacağını kırarlar, kırmalılar!

Fenerbahçe Universal için ne dediysek, aynı şeyler kadın basket takımı için de geçerli. Euroleague'de bilmem kaç maçtır kazanan ve henüz mağlubiyeti olmayan bir takımdan söz ediyoruz burada. Velhasıl, erkeklerin artık oturup düşünmesi gerekiyor bu işi. Ya da şöyle bir başlarını kaldırıp kadınların gösterdiği mücadeleyi görseler bence her şey çok daha güzel olur.

28 Şubat 2012

Size Ne Desek Ki Şimdi?

Bugün maça gidip gitmemek konusunda epey kararsız kalmıştım, sonuç itibariyle gidememiştim. Bu akşam olan olayları gördükten sonra da "İyi ki gitmemişim!" diyorum kendi kendime. Sebebi ise takımın oynadığı basketbol filan değil. Kesinlikle taraftarlar yüzünden, evet bildiğiniz taraftarlar yüzünden. Sözde Fenerbahçe taraftarları onlar... 

Gerçi onlara taraftar demek bile çok büyük ayıp olur. Bu akşam oraya giden bir güruh vardı ki, amaçları takıma destek olmak filan değil, köstek olmaktı. Zira taraftar dediğin takımına bu kadar zarar vermek için çabalamaz. Her ne olursa olsun, küfür eden adamı, hele kadınların maçında küfür eden adamı asla anlamam, anlayamam. O adam, taraftarlığı geçtim, insan bile değildir benim gözümde. 

Kadınların maçında ana-avrat küfür etmek tek kelimeyle cahilliktir, acizliktir. Bu eylemi yapan üç-beş çapulcu oyunu durdurmayı başarıp, hakemleri en sonunda soyunma odasına göndermeyi başarınca "Fener'le kimse başa çıkamaz!" diye tezahürat yapmaz mı? İşte ondan sonra maçı izlemeyi bıraktım yani.

Size illâ birisinin çıkıp "Durun, küfür etmeyin beyler!" demesi mi gerekiyor? Bırakın allah aşkına bu işleri, siz taraftar filan olamazsınız. Bu sözde taraftarlar yarın voleybol maçında da boy gösterecek ve orada da aynı şeyi yapacaklar, en asıl ona yanıyorum...

Bir de "E kadınların maçında küfür edilmez miymiş canım???" diyenleri de, neyse...

26 Şubat 2012

Şampiyon Olmak Mümkün...

Bunu artık söyleye söyleye dilimizde tüy bitti ama net bir gerçek var şu an için. Fenerbahçe iyi oynamıyor. Fenerbahçe deplasmanlarda mücadele etmiyor ve puanlar kaybediyor.

Ligin bitimine, daha doğrusu play-off'lara yalnızca altı maç kaldı. Bu altı maçı kazanıp play-off'ları kendi lehine çevirme imkanı yok mu? Elbette var, fazlasıyla hem de. O kadar laf ediyoruz ama aslında Fenerbahçe'nin kötü bir kadrosu da yok. Geçen seneki Fenerbahçe ile bu seneki Fenerbahçe arasında yalnızca tek bir fark var; o da mücadele...

Tekrar söylüyorum, bu takım bu sezon deplasmanlarda, Kadıköy'de gösterdiği mücadelenin yarısını göstermiş olsaydı, şu an Galatasaray ile arasında dokuz puanlık fark olmazdı.

Bugünden itibaren artık futbolcuların ayağa kalkıp, mücadele etmesi gerek. Tabii burada biz taraftarlara da önemli bir iş düşüyor. Her zaman olduğu gibi, gösterilen mücadele ile takımın yanında olmak, onlara sahip çıkmak.

Uzun lafın kısası şu ki; son altı haftada alınacak altı galibiyet, Fenerbahçe için her şeyi değiştirecektir. Ve en nihayetinde şampiyonluğa ulaşan taraf olacaktır ligin sonunda.

İki Resim Arasındaki 10 Farkı Bulun

Bu, dün akşam oynanan Milan-Juventus maçından bir kare...

 Bu da bu sezon Antalya'da oynanan Antalyaspor-Beşiktaş maçından... İki resim arasında ne kadar çok benzerlik var değil mi?

25 Şubat 2012

Böyle Onur Mücadelesi Olmaz!

Belediye maçından sonra malum "onur mücadelesi" ile ilgili bir yazı yazmıştım ve doğal olarak bu takımı eleştiren kesime hitap etmişti o yazı. Ama o maçtan sonra işler değişti desek yeridir. Sezon başından beri biz taraftarlar olarak "onur mücadelesi" diye bir yerlerimizi yırtıyoruz ancak gelin görün ki futbolcular bu mücadelenin farkında bile değil. Yani şu an da onur mücadelesini yalnızca taraftarlar veriyor. Bunun en yakın örneği olarak dün akşam Çağlayan'a koşa koşa giden binlerce taraftarı gösterebiliriz. Ya da daha yakın bir örnek vermek gerekirse, bu sabah tüm şartlara rağmen kalkıp Eskişehir'e giden, hatta bir kısmı stada dahi alınmayıp, İstanbul'a geri gönderilen taraftarları gösterebiliriz.

Aslında biz taraftarlar olarak bu takımdan bu sezon çok fazla bir şey istemiyoruz. "Sadece mücadele edin, formanın hakkını verin, yeter" diyoruz ama ne yazık ki onu bile beceremiyorlar.

 İşin bir diğer ilginç yanı ise ne biliyor musunuz? Bu hafta adeta tel tel dökülen, gösterdiği mücadele itibariyle herhangi bir amatör takımdan farkı olmayan takımın yerinde önümüzdeki hafta Gençlerbirliği maçında çok farklı bir takım görüntüsü içine girecekler lakin yine bir sonraki deplasman maçında aynı şeyleri yaşayacağız, aynı şeyleri yazacağız.

Normalde şu haftaya kadar yaşanan tüm puan kayıplarından sonra "Canınız sağolsun" derdim ama bu sefer demiyorum, demeyeceğim. Zira biz öyle dedikçe bu takım bunun arkasına sığınıyor ve ortaya böyle bir sonuç çıkıyor. Yeri gelmişken şunu da söyleyeyim, böyle giderse play-off'larda Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansı olacağını asla düşünmüyorum.

24 Şubat 2012

Atkı #1

Oldum olası atkı koleksiyonları ilgimi çekmiştir. E durum böyle olunca "neden benim de bir atkı koleksiyonum yok?" dedim ve bugün itibariyle atkı koleksiyonu işine el attım. İlk atkı Fc Basel'in. Şampiyonlar Ligi için özel tasarlanmış olan atkıyı aldım İsviçre'den ve bence gayet hoş bir atkı.

23 Şubat 2012

Şike Şike

Şu meşhur 3 Temmuz'dan sonra birçok gelişme yaşandı. Bu gelişmeler doğrultusunda kulüp bocalama dönemine girdi. İstenilen transferler yapılamadı mesela. Bunun yanında amatör branşlar da bu durumdan nasibini almadı değil desek, yanlış bir şey söylemiş olmayız. Hatta futbol takımından ziyade en çok etkilenen şube, basketbol şubesi olmuştu.

Geçen sene yerlere göklere sığdıramadığımız takımın yerinde bu sezon daha vasat bir takım vardı, şu güne kadar oynanan basketbol bunu gösteriyordu net bir biçimde. Ama yine şu güne kadar eleştirdiğimiz, Spahija'yı istifaya davet ettiğimiz bir ortamda bu akşam çok müthiş bir mücadele gösterdi Fenerbahçe Ülker ve Top 8 için şansını sürdürmüş oldu. Tabii Top 8 için haftaya Milano'yu yenmek gerekiyor kesinlikle.

Ayrıca şunu da belirteyim. Takım bugün çok önemli bir galibiyet almış olabilir ama Spahija için fikrim hâlâ değişmedi. Bu galibiyet, Sphahija'nın değil, oyuncuların eseridir.

Son olarak, Mirsad Türkcan...

Bu adam için ne yazsam, ne söylesem gerçekten hiçbir fikrim yok. Çok büyük oyuncusun çok!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...